Onu önce bir dağ evine yerleştiriyorum. Baharın ilk günlerinden birinde, güneş evin önün kaplayan karın üzerinde çalışıyor. Şömine de odunların altındaki kuru çalılar çıtırdıyor. Berjerine gömülmüş, üstünde dik yaka beyaz bir kazak, Adolfo Bioy Caseres'in ürpertici bir öyküsünü okuyor.
Sonra yer değiştiriyor. Göl kıyısında bir evin bahçesinde, şezlonga oturmuş, göç hazırlıklarındaki kuşların hareketlerini izlemekten artan vaktini Oğuz Atay' ın yeniden okuduğu Tehlikeli Oyunlar' ına ayırıyor.
Ne biri, ne öbürü oysa. Yaşadığı kentin uğultulu, kemirgen çarkına yıllar önce yenilmiş, bir lokma bir hırka yaşıyor. ''Olsun'' diye geçiriyor içinden, dünkü gazeteyi çöplükten çekip çıkarırken, '' Zaman öyle de böyle de geçecekti__ hiç değilse dilediğim gibi kocadım: Bakalım dün Dünya' ya neler olmuş?''
E. B.
v0g£lfr£! = > Vogelfrei

